Kitaplar

Gölgeler Çekildiğinde

Pek çoklarının yaptığını yaptım, geriye bakmadan yürüdüm gittim ben de. Kolayca sıyrılırım, zamanla unuturum sandım. Olmadı. Onca şeyi ayağıma bağlı ağır bir gülle gibi sürükledim peşimden. Artık gücüm kalmadı. Durmak, soluk almak, sonra da sağlam bir keski ile bu zinciri kesmek istiyorum.

Bir sisle çevrelenmiş her şey nihayetinde görünür olur, işte o zaman hakikatin, eşyanın ve insanın gerçek bilgisine ulaşabiliriz. Büyük çabaların, büyük bekleyişlerin ardından. Hayatın labirentlerinde defalarca turladıktan ve gölgelerin çekilmesini bekledikten sonra…

 

Cahide Birgül ilk romanı Gölgeler Çekildiğinde’yi yazdığında edebiyat camiasında büyük yankı uyandırmıştı. İşlemeyi seçtiği temalar; insanın bitimsiz yalnızlığını, kasveti, ruhun derinliklerinde gizlenenleri anlatmaktaki mahareti, polisiye unsurların sürükleyiciliğini kurguya yedirmedeki başarısı, tüm bunların ötesinde, okuru hiçbir karakterle özdeşleştirmeyen, gerçeğin üzerindeki o örtüyü çekip her şeyi olan çıplaklığıyla gösterme becerisi sayesinde…

 

Gölgeler Çekildiğinde, hasta ve yalnız babasıyla yaşayan Esin’in ansızın çıkıp gelen bir misafirle hayatının altüst oluşunu anlatır. Bu davetsiz misafir Esin’in hayatına yavaş yavaş sızarken, Esin’in geçmişi kendi hayaletleriyle yüzleşir. Birgül, okurun ensesinde daimi bir ürperti oluşturur, tekinsizlik onun romanının başkahramanıdır. İnsanın yalnızlığının, en derin travmaların, sığınılmış evlerin, mühürlü ilişkilerin peşine düşmek elbette cesaret işidir. Cahide Birgül, cüretin kalemidir.

 

Tüm gerçekliğin gölgelerle gizlenmeye devam ettiği bir dönemde Türk edebiyatının bu önemli ismini yeniden okurla buluşturmanın kıvancını yaşıyoruz. Yıldırım Türker’in sunuş yazısıyla, yeniden, Gölgeler Çekildiğinde

 


 

“Cahide’nin romanlarında hiç kimse güvenmeye gelmez. Hiç kimseyle özdeşlik kurmaya gelmez. Usul usul, dikkatsiz bir okumayla kaçırabileceğiniz ayrıntılarla bir örümcek ağı gibi üstünüze gerilen muamma hiç ummadığınız bir yerde ve zamanda patlayabilir. Cahide’nin anlatı dünyasında yazara, anlatıcıya da güvenmeye gelmez. O da sizi roman boyu kandırmış çıkabilir. Cahide Birgül, kanımca Türk edebiyatının gerginlik ustasıdır. Tetik anını anlatır. Onun dünyasının büyüsü de budur zaten. Evet, bütün iyi romancılar gibi Cahide de şunu bilir. En yalın anlatımıyla, ‘Hiçbir şey göründüğü gibi değil’dir.” —Yıldırım Türker