Kitaplar

Yeni Gazetecilik: Mecralar, Deneyimler, Olanaklar

Bizim için “yeni gazetecilik”, profesyonellik göndermesi yapmaktan ziyade emeğin ve ürünün niteliğine odaklanan bir kavram. Çoklu/karşı kamuları süreçlere dâhil edebilen, çoğulculuktan taraf, dayanışmaya değer veren, katılımcılığa açık ve çoğu kez kar odaklı olmak yerine sosyal girişimciliğin önde olduğu pratikleri ifade etmektedir. Geleneksel hiyerarşik haber merkezi yapılanması yeni gazetecilikte yerini, heterarşik bir iç içe geçmeyle oluşan yarı kurumsal ve daha ziyade bireylerin öne çıktığı, takipçilerin müdahalesine olanak tanıyan, haberin üretimine ve dağıtımına/paylaşımına odaklı ağlaşmış bir haber merkezine bırakmaktadır. Ayrıca yeni gazetecilik, yalan haberi, propagandayı, siyasi kamplaşmaların belirlediği çerçeveler içine hapsolmuş toplumsal hakikatlerin olgusal gerçeklikle ilişkisine dair eleştirel sorgulamaların da yapılabildiği mecralara işaret eder. Bu doğrultuda bu pratiğe dâhil olanlardan, sürekli akış ve içerik bombardımanını takip edip anlamlandırabilmesi için teknolojik ve dijital beceriler haricinde temel bir eleştirel okuryazarlığa da sahip olması beklenir. Güncel gazetecilik çalışmaları alanında üretilen akademik bilgiye ve sahadaki uygulamalara bakıldığında, bazı özelliklerinden söz ettiğimiz bu yeni gazetecilik kavrayışı ve pratiğinin, özellikle demokrasinin ciddi tehdit altında olduğu Türkiye gibi ülkelerde gitgide yaygınlık kazandığı görülmektedir. Buna rağmen, “yeni gazetecilik”, üstüne henüz çokça tartışılmamış yeni gelişmekte olan, muğlak bir kavramdır. “Yeni Gazetecilik. Mecralar, deneyimler, olanaklar” isimli çalışmamız, Türkçe literatürde bu yeni kavramsal çerçevenin oluşturulmasına katkı yapmayı hedefleyen, bir giriş çalışması niteliğindedir.